Tevfik Ebüzziya Kimdir? Biyografi Sayfası

28.10.2021
84
Tevfik Ebüzziya Kimdir? Biyografi Sayfası

Tevfik Ebüzziya Kimdir? Biyografi, bölümünde Tevfik Ebüzziya Kimdir? Biyografi sayfası ile karşınızdayız. Tevfik Ebüzziya Kimdir? Biyografi detayları ile daha da iyi tanıyalım.

Tevfik Ebüzziya Kimdir? Biyografi – Kaç Yaşında – Memleketi Neresi

Tevfik Ebüzziya, 17 Şubat 1849 senesinde İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Maliye Sergi Kalemi memurlarından Konya Koçhisarlı Hasan Kamil Efendi’dir. Asıl adı Mehmet Tevfik’tir. Cevriye Kalfa Sıbyan Mektebi’ni bitirdi. Babasını ufak yaşta yitirince öğrenimini bırakarak Maliye Sergi Kalemi’nde çalışmaya başladı. Kendisini özel dersler alarak yetiştirdi.

Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Memuriyet yaşamında kurduğu dostluklar, kendisini yetiştirmesinde yardımcı oldu. Bu senelerda kendisinden 9 yaş büyük Namık Kemal ile tanışması, ömür boyu sürecek bir fikir dostluğunu başlattı. Namık Kemal ve İbrahim Şinasi’nin etkisiyle Yeni Osmanlılar Cemiyeti’ne üye oldu.


İbrahim Şinasi’nin kurucusu olduğu Tasvir-i Efkar gazetesi, 1865 senesinde Şinasi’nin Fransa’ya gitmesinden sonra Namık Kemal aracılığıyla çıkarılmaya başlamıştı. Tevfik Bey, arkadaşı Namık Kemal’in teşviki ile Tasvir-i Efkar Gazetesi’nde yazılar yayımladı. Terakki, Diyojen (dergi), Hayal, Çıngıraklı Tatar, Hakayikü’l-Vekâyi gibi gazete ve dergilerde de yazılar yayınlandı. Memuriyet yaşamına Maarif Dairesi’nde ve Adliye Dairesi’nde sürdü.

Genç Osmanlıların destekçisi Mustafa Fazıl Paşa, Tasvir-i Efkâr gazetesinin basıldığı matbaayı, Şinasi’nin 1871 senesinde ölümü üzerine mirasçılarından satın almış; aralarında Tevfik Bey’in de olduğu dört meşrutiyetçi gence vermişti. Diğer üçünün hisselerini Tevfik Bey’e devretmesi üzerine matbaaya tamamen sahip oldu.

Meşrutiyet düşüncesini geniş kitlelere yaymak için yayıncılığın gücü yanında tiyatro sanatının gücünü de kullanmak isteyen Tevfik Ebüzziya, 1872 senesinde bir tiyatro eseri yazmaya girişti. “Ecel-i Kaza” adlı piyesi yazarın hem ilk kitabı, hem de ilk ve tek telif oyunu oldu. Eser, Güllü Agop idaresindeki “Tiyatro-i Osmani Kumpanyası”nda sergilendi, alakayla karşılandı.

Namık Kemal, 1872’de dostları Kayazade Reşat Bey ve Menâpirzâde Nuri Bey ile İbret gazetesini çıkararak devlet yönetimine muhalefet etmeye başlamıştı. İbret, Tevfik Bey’in matbaasında basılıyordu. Kendisi de İbret’in yazarları arasında yer alan Tevfik Bey, o yıl memuriyetten ayrılarak tamamen gazeteciliğe yöneldi.

Hükümeti eleştirdiği için kısa süre sonra İbret Gazetesi kapatılıp, başyazarı Namık Kemal Gelibolu mutasarrıflığı görevi ile İstanbul’dan uzaklaştırılınca Tevfik Bey, onunla birlikte Gelibolu’ya gitti. Bir süre sonra İstanbul’a geri dönerek “Hadika” isimli bir günlük gazete kurdu. İlk sayısı 9 Kasım 1872’de çıkan gazeteye Gelibolu’daki Namık Kemal de yazı gönderiyordu. Tevfik Bey, 1873’te ilk Türk almanağı olan “Salname-i Hadika” isimli özel bir yıllık çıkardı.

Hadika gazetesi 56. sayıda kapatıldı. Ebuzziya, Cüzdan isimli dergi çıkadı fakat o da ilk sayısında toplatılıp kapatıldı. Bunun üzerine 15 Mart 1873’te “Sirac” adlı yeni bir günlük gazete yayınlamaya başladı.

1873’te Vatan Yahut Silistre oyununun Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sergilenmesinden sonra çıkan hadiselerin sonrasında İbret ve Sirac gazeteleri kapatıldı; beş gazeteci yargılanmadan sürgün edildiler. Ebuzziya Tevfik de sürgüne gönderilenler içindeydı. Namık Kemal Magosa’ya, Menapirzade Nuri ve Bereketzade Hakkı Beyler Akka’ya sürgün edilirken Ebuzziya Tevfik, Ahmet Mithat Efendi ile birlikte Rodos’a sürüldü.

Ahmet Mithat ile birlikte Rodos’ta kale hapsinde tutulan Ebüzziya, sürgün yaşamı sırasında mahpusların eğitimi ile meşgul olan Tevfik Bey, onların ürettikleri el işlerinin gelişmesine, gelirlerinin artmasına katkıda bulundu. “Zindanda Muharrir” adlı aylık dergiyi çıkardı. Victor Hugo’nun Angelo adlı eserinden uyarladığı «Habibe yahut Semahat-i Aşk” adlı kitabını yazdı ve yayımladı. «Nümune-i Edebiyat-ı Osmaniye» adlı kitabını meydana getirdi.

İstanbul’daki yardımcısı Şemsettin Sami’ye gönderdiği yazılarla 1875’Te İstanbul’da ”Muharrir” adlı bir dergi yayımlamaya başlayan Tevfik Bey, artık yazılarında dört yaşındaki “Ziya” adlı oğlunun ismini tercih ederek Ziya’nın babası manasına gelen “Ebüzziya” imzasını kullanıyordu. Bütün ömrü boyunca da bu ismi kullanmaya sürdü.

Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesinden sonra affedildi ve 10 Haziran 1876 tarihinde İstanbul’a dönebildi.

Sürgün dönüşünde Sultan Abdülhamit aracılığıyla saraydaki Mütercimin Cemiyeti’ne üye yapılan Tevfik Ebüzziya, Mithat Paşa’nın evindeki anayasa hazırlık çalışmalarına da katıldı.

Meclis-i Mebusan’ın feshedilmesi üzerine 1877’de Bosna mektupçuluğuna atanarak İstanbul’dan ayrıldı. Bosna’da iken Bosna Vilayet Gazetesi’nin yönetimini üstlendi. Ayrıca Bosna Vilayet-i Salnamesi’nin 1878 tarihli 13. sayısını tipografya baskı ile yeni bir biçimde çıkardı. Bosna’nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu aracılığıyla işgali üzerine İstanbul’a döndü ve matbaacılık alanında çalışmaya ağırlık verdi.


Tevfik Ebüzziya, Bosna’dan döndükten sonra 1879’da “Salname-i Ebuzziya” adlı bir almanak çıkarmıştı fakat Abdülhamit aracılığıyla kuşkulu olduğu için tüm nüshaları yok ettirildi. 1880’de Salname-i Kamerî adlı yıllığı çıkardı; aynı yıl Rebî-i Marifet adlı yıllığı da bastırdı ve her sene düzenli olarak çıkarmaya sürdü (Kimi senelerda Nevsal-i Marifet yahut Takvim-i Ebüzziya adlarıyla çıkarılmıştır). Rebî-i-i Marifet’in 1886. sayısında ilk kez Avrupa’da yapılmış çinko klişelerle resimler basıldı. Ebüzziya, 1889’da hanımlar için Takvimünnisa adlı bir almanak daha çıkardı. Türk matbaacılık tarihi için çok önemli olan bu almanaklar, Ebüzziya’nın Avrupa seyahatlerinden topladığı malzemeler, yerli ve yabancı ünlülerin hayatları ile ilgili bilgi içeren kaynaklardır.

Tevfik Ebüzziya, 1880’de “Mecmua-i Ebüzziya” adı altında 15 günde bir çıkan bir dergi yayımlamaya başladı. Mecmuaların basılmadan evvel Maarif Nezareti’ne gösterilip incelenmesi kararı üzerine 53. sayıda kapattı dergiyi 1896 Mart’ında yeniden yayınlamaya başladı. Mecmua-i Ebüzziya, 22 Mayıs 1880’den 1912’ye kadar 159 sayı çıkmıştır. Dergide Namık Kemal’in mektupları da yayımlanmıştır.

1881’de Galata’da Arap Camii bitişiğinde “Matbaa-i Ebüzziya” adlı matbayı kurdu. Mecmua-i Ebüzziya , 15 Recep 1299(2 Haziran 1882) tarihli sayısından bu yana Matbaa-i Ebüzziya’da basıldı.

Matbaada bunun bunun yanında 1881-1886 senelerı içinde “Kitaphane-i Meşahir” ve “Kitaphane-i Ebüzziya” dizi başlıkları altında toplam 114 kitap yayımladı. Kitabphane-i Meşahir, ünlü bireylerin hayatlarına dair bir kitap serisidir. 60 kitaplık bir seri düşünüyordu fakat Gutenberg, Galile, Napoleon, Diyojen, Franklen, Hasan Sabbah, Buffon, Ezop, Bermekîlerden Yahya, Harun Reşid ve İbni Sina’ya ait kitapları çıkarabildi. 1886’dan bu yana “Kitabhane-i Ebüzziya” adlı seriyi yayımladı. Kitaphane-i Ebuzziya, bugünkü anlamda dizi yapıtların başlangıcıdır. Herkesin kitap okuma zevki kazanmasını, ufak bir kütüphane sahibi olmasını arzulayan yayımcı, ufak hacimde bir kitap serisi hazırlamıştır. Yapıtların tasarımında ve üretiminde tutarlılık ve kararlılık izlemiştir.; Kitaplarda kullanılan yazı kişiliği, metinde ve kapakta kullanılan kağıdın değeri, tasarım özellikleri ve renkler ilk kitaptan son kitaba kadar aynıdır.

Şinasi ve Namık Kemal’in eserlerini tanıtmak ve yaymak için çaba sarfeden Ebüzziya, Namık Kemal’in eserlerinden topladığı dikkate değer ifadeleri “Cümel-i Müntahabe-i Kemal” adı altında üç defa bastırdı ve Namık Kemal’in ölümünden sonra yaşamını anlatan ayrı bir eser çıkarmıştır. İbrahim Şinasi’nin önceden yayımlanmış olan Durub-i Emsal-i Osmaniyye’sini çeşitli ilavelerle 1885’de yayımladı.

Tevfik Ebüzziya, 1887’de fasiküller halinde yayımlamaya başladığı Lügat-ı Ebüzziya isimli Türkçeden Türkçeye sözlük, sürgüne gönderilmesi üzerine, 2. ciltte “Öd” maddesinde kalır.


19. yüzyıl basım dünyasının merkezi Leipzig’de kurulan «Leipzig Matbuat Cemiyeti» 1890’da Ebuzziya’ya bir takdirname ve şeref madalyası göndererek ödüllendirdi. Matbaacılık alanına yaptığı katkılar için 1898’de de Fransa hükümetinin “Liyakat Madalyası”yla onurlandırıldı.Tevfik Ebüzziya, 1892’de İstanbul Sanat Okulu müdürü oldu. 1894’te Şûrayı Devlet Bidayet Mahkemesi üyesi olarak vazifelendirildi.

Yaptığı işler devlet memurluğunun bağdaşmadığı gerekçesiyle Abdülhamid yönetimi aracılığıyla 1900’de Konya’ya sürüldü. Galatasaray Lisesi’nde öğrenci olan oğlu Talha da onunla birlikte sürgüne gönderilmişti. Konya’da 8 yıl kaldı. Burada yaptırdığı köşkün bahçesinde çiçek yetiştirmekle, süslemecilikle, halıcılıkla uğraştı. Sanat eseri niteliğinde duvar seccadeleri yaptı.

Ebüzziya Tevfik, İkinci Meşrutiyetin İlanı ile İstanbul’a dönebildi ve yeniden açılan Meclis-i Mebusan’a Antalya milletvekili olarak girdi (1908). Bu zamanda de matbaacılığı bırakmayarak Tasvir-i Efkar gazetesinin (1909) ve Mecmua-i Ebüzziya’yı yeniden çıkardı.


Tevfik Ebüzziya, Tasvir-i Efkâr gazetesi 25 Aralık 1912 de Kâmil Paşa kabinesi aracılığıyla kapatılınca gazeteyi önce “İntihab-ı Efkâr” adıyla, o da kapatılınca “Tefsir-i Efkâr” adıyla çıkardı. Tefsir-i Efkâr ilk sayısında tatil edildi ve matbaası da kapatıldı. 25 Ocak 1913’te Tasvir-i Efkar’ı çıkarmasına izin verilince gazeteyi son kez 27 Ocak 1913’te çıkardı. Aynı gün yaşamını yitirdi. Gazetenin yayımını oğulları Talha ve Velid Ebüzziya sürdürdi. Mezarı, Bakırköy Mezarlığı’ndadır. .

Tevfik Ebüzziya’nın Bazı Eserleri

Kitapları

Ecel-i Kaza (tiyatro)
Numune-i Edebiyyat-ı Osmaniyye (antoloji)
Yeni Osmanlılar Tarihi (Tarihi, biyografi)
Lugat-ı Ebuzziya (sözlük)

Hat Eserleri

İstanbul Kızıltoprak’taki Zühtüpaşa Camii’nin kûfi hatla yazılan kuşak yazısı Tevfik Ebüzziya’nın eserleri içindedır.

İstanbul’da Yıldız Sarayı yolu üzerindeki Yıldız Hamidiye Camii ‘nin kubbesinde Kûfi hatla, mavi renk üzerine altınla yazılan “Mülk Sûresi” Ebüzziya Tevfik’in eseridir.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.