Sezai Karakoç Kimdir? Biyografi Sayfası

28.10.2021
98
Sezai Karakoç Kimdir? Biyografi Sayfası

Sezai Karakoç Kimdir? Biyografi, bölümünde Sezai Karakoç Kimdir? Biyografi sayfası ile karşınızdayız. Sezai Karakoç Kimdir? Biyografi detayları ile daha da iyi tanıyalım.

Sezai Karakoç Kimdir? Biyografi – Kaç Yaşında – Memleketi Neresi

Sezai Karakoç

Sezai Karakoç, 22 Ocak 1933 senesinde Diyarbakır’ın Ergani beldesinde dünyaya geldi. Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 senesinde Ergani’de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam eden Sezai Karakoç, ilkokulu 1944’de Ergani’de bitirdi. Daha sonra Maraş Orta Okuluna parasız yatılı olarak kayıt oldu. 1947’de burayı bitirerek Gaziantep’te yine parasız yatılı lise öğrenimine başladı.

1950 senesinde Gaziantep Lisesi’nden mezun olan Sezai Karakoç, Felsefe okumak istediği için İstanbul’a gitti. Babasının isteği İlahiyat Fakültesiydi. Kendi parasıyla okuyamayacağını anlayınca, o zaman parasız yatılı kısmı bulunan Siyasal Bilgiler Fakültesi sınavına girdi. Sınav sonuçlarını beklerken de Felsefe bölümüne kayıt yaptırır; şayet sınavı kazanmazsa felsefe tahsili yapacaktır.


Sezai Karakoç, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanarak başladığı yüksek öğrenimini 1955’te fakültenin mali şubesinden mezuniyetle bitirdi. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığı’nda Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi Bölümüne atandı.Sezai Karakoç, Daha sonra Maliye müfettişliği sınavına girer ve kazanarak ve 11 Ocak 1956 tarihinde müfettiş yardımcılığı görevine başlar. 1959 senesinde İstanbul’da Gelirler Kontrolörüdür. Bir ara Ankara’ya çağrılıp Yeğenbey Vergi Dairesinde görevlendirilirse de kısa bir müddet sonra yine İstanbul’daki görevine döner. Görevi icabı Anadolu’yu çok gezer ve bir çok il, ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı bulur. 1960 – 1961 senelerında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul’daki görevine kaldığı yerden sürdü. 1965’ten 1973’e kadar bir çok kez istifa etti. 1973’ten bu yana da hiçbir resmi görev almadı.

Sezai Karakoç, İstanbul’da Diriliş Yayınları ve Diriliş Dergisi’ni kurdu. 1990 senesinde “güller açan gül ağacı” amblemiyle Diriliş Partisi’ni kurdu. Yedi yıl Partinin Genel Başkanlığını yürüttü. Lakin bu parti 19 Mart 1997 tarihinde üstüste iki defa genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 senesinde kültür bakanlığı özel ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile açıkladıği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 senesinde Yüce Diriliş Partisi’ni kurdu ve halen partinin genel başkanlık görevini yürütmektedir. 2007 senesinin Nisan ayından beri her cumartesi akşamı, Yüce Diriliş Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda değerlendirme konuşmaları yapmaktadır. Bu konuşmalar partinin internet sitesinden canlı olarak yayınlanmaktadır. Karakoç, 2011 yılı Cumhurbaşkanlığı edebiyat ödülüne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi.

Sezai Karakoç, şiirle alakalı görüşlerini yazmaya başladığı zamanlardan bu yana şiir anlayışını da yazmıştır. Bu husustaki düşüncelerini Edebiyat Yazıları adını verdiği 3 kitapta toplayan Karakoç’un şiirimizde son derece özgün bir yeri mevcuttur. Onun şiiri metafizik bir şiirdir. Türk şiiri geleneksel yapısı itibariyle aslında metafizik bir şiirdir. Lakin bu özellik Tanzimat’tan sonra değişir. Sadece A.Hamit’te metafizik bir ürperti söz konusu olur. Onunla tekrar başlayan bu anlayış cumhuriyet’in ilk senelerında Necip Fazıl Kısakürek’te ve Ahmet Kutsi Tecer’de kendini gösterir. Bunlardan başka Yahya Kemal Beyatlı ve Asaf Halet Çelebi’de de metafizik anlayış görülür. Lakin bu metafizik unsurlar adı geçen hiçbir şairin şiir anlayışını açıklamaz, anlatmaz.

YTÜ Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız’ın tespitiyle Türk şiirini metafizik bir esasa oturtan şair Sezai Karakoç’tur. Sezai Karakoç bunu modern şiirin diliyle yapmıştır. O, Batı edebiyatını da iyi incelemiş bir şairdir. Modern sanattaki soyutlamanın İslam anlayışına uygun olduğu düşüncesindedir ve şiirlerini bu yönde geliştirmiştir.

Edebiyat Yazıları I’deki ilk yazı metafizik ile alakalıdir. Bu, hangi kavramlara önem verdiğini göstermesi yönünden mühimdir.

Sezai Karakoç, geleneksel şiire de yaklaşır, fakat dili farklıdır. O, modern şiirin diliyle şiirlerini yazmıştır. Poetikasını anlattığı ikinci yazı Soyutlama ile alakalıdir. Nitekim modern sanat genel anlamda soyutlamaveyayanır. Ona göre şair, şiiri soyutlamada bırakırsa eksik bırakmış olur, tamamlanması için şairin tekrar somutlaştırması yani soyutlaştırdığı şeyi tekrar yeni bir bağlama oturtması gerekir. Bunu da Diriliş kavramına bağlar.

Sezai Karakoç, şairin genel çizgilerini, pergünt üçgeni dediği üç ilkeyle anlatır. Peer Gynt, Norveçli yazar Henrik İBSEN (1828-1906)’in en ünlü oyunlarından biridir. Karakoç, Pergünt’ün, yaşamında bu ilkeleri yaşadığını belirtir ve bu ilkeleri şiire tatbik eder: Şair, Kendi Kendisi Olmalı: “Şairin kendi kendisi olabilmesinin biricik yolu, değişmek, başkalaşmaktır.”

Şair, Kendine Yetmeli: “Eserinin tohumunu ve geliştirecek iklimini, şairin kendi varlığından alması manasına gelmektedir yeterlilik ilkesi. Yâni fildişi kuleyi biz dışına çeviriyoruz; evren şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli.”

Şair, Kendinden Memnun Olmalı: “Eser’in şairini sevinçle titretmesi demek bu. Şair, eserini sevmeli. Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı. Beğenmediği davranışlarını gücendirmeden ona anlatmalı onu kendini düzeltmeye kandırmalı ve bunu da inandırmalı ona. “Beni andırıyor, ah, beni o” demeli.”

Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir. Yaşama sevinci değil yaşatma sevincidir.


Sezai Karakoç Eserleri

Sezai Karakoç Şiirleri

ŞİİRLER I Hızırla Kırk Saat
ŞİİRLER II Taha’nın Kitabı/Gül Muştusu
ŞİİRLER III Körfez/Şahdamar/Sesler
ŞİİRLER IV Zamana Adanmış Sözler
ŞİİRLER V Ayinler /Çeşmeler
ŞİİRLER VI Leylâ ile Mecnun
ŞİİRLER VII Ateş Dansı
ŞİİRLER VIII Alın Yazısı Saati
ŞİİRLER IX Monna Rosa(Aşk Ve Çileler)
ŞİİRLER X Monna Rosa(Ölüm ve Çerçeveler)
ŞİİRLER XI Monna Rosa(Pişmanlık ve Çileler)
ŞİİRLER XII Ve Monna Rosa
ŞİİRLER XIII Karayılan
GÜN DOĞMADAN Şiirlerin Toplu Basımı
Çeviri Şiirler

Batı Şiirlerinden
İslâmın Şiir Anıtlarından
İslam anlatması
Deneme

Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir
Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı………
Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar
Düşünce

Ruhun Dirilişi
Kıyamet Aşısı
Çağ ve İlham I-II-III-IV
İnsanlığın Dirilişi
Diriliş Neslinin Âmentüsü
Yitik Cennet
Makamda
İslâmın Dirilişi
Gündönümü
Diriliş Muştusu
İslâm
İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü
Düşünceler I-II
Dirilişin Çevresinde
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III
Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II
Unutuş ve Hatırlayış
Varolma Savaşı
Çağdaş Batı Düşüncesinden
Çıkış Yolu I-II-III
İnceleme

Yunus Emre
Mehmed Âkif
MevlânaPiyes
Piyesler I
Armağan
Hikaye

HİKÂYELER I Meydan Ortaya Çıktığında
HİKÂYELER II Portreler
Röportaj
Tarihin Yol Ağzında
Belgesel

Gün Doğmadan
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.