Nikola Tesla Kimdir? Biyografi Sayfası

27.10.2021
436
Nikola Tesla Kimdir? Biyografi Sayfası

Nikola Tesla Kimdir? Biyografi, bölümünde Nikola Tesla Kimdir? Biyografi sayfası ile karşınızdayız. Nikola Tesla Kimdir? Biyografi detayları ile daha da iyi tanıyalım.

Nikola Tesla Kimdir? Biyografi – Kaç Yaşında – Memleketi Neresi

Nikola Tesla

Nikola Tesla, 10 Temmuz 1856 senesinde Avusturya-Macaristan’da dünyaya geldi. Aslını söylemek gerekirse dünya çapındaki bilim ve teknoloji yapısını tam anlamıyla ‘kökünden’ değiştirebilecek bir çok buluşa da imza atmasına rağmen, ders kitaplarında adı bazı zamanlarda geçer

 Bilhassa ‘elektriğin kablosuz taşınabilmesi’ gibi bir buluşu ve bunu ispatlaması onun ne kadar benzersiz bir mucit olduğunu açıklar. Edison ile içinde amansız bir bilimsel mücadele geçmiştir. Elektrik üzerine yaptığı sayısız deneyler ve buluşlar mevcuttur. 7 Ocak 1943 tarihinde kendisine ait patent aldığı 700 buluşla en fazla patent sahibi kişi olarak dünya tarihine geçmiştir.

Babası bir papaz olan Tesla’nın annesi okuyup yazamamasına karşın, halk içinde pratik ev gereçleri mucidi olarak bilinirdi. Nikola’ya göre annesi, yaratıcı dahi olmaya adaydı. Babası her zaman papaz olmasını istiyordu, Tesla ise mühendislik okumayı istiyordu. Tesla ölümcül bir hastalık sırasında, mühendislik okursam çok daha iyi olurum demiş, babası da onu kıramamıştır. Annesinin de desteğine sahip olan Tesla, fizik ve matematikte bilgisini arttırırken Graz’daki Politeknik okuluna girdi ve Prag Üniversitesi’nde eğitimini sürdürdü. Yabancı teknik yapıtları okuyabilmek için, orada, yabancı dil kursunu sürdürdü. Anadili olan Sırpça ve ailece bildikleri Almanca’ya ek olarak İngilizce, Fransızca ve İtalyanca’yı da öğrendi.


Nikola ailedeki beş çocuktan biriydi. Bir büyük erkek kardeşi vardı ve adı Dane(Daniel) idi. Ağabeyi, Nikola 5 yaşındayken vefat etmiştir. Vefat ettiği sırada Dane, halen 12 yaşındadır. Ağabeyi Dane ata binme kazası yüzünden öldü. Bazı kaynaklar da ağabeyi ata bindiği sırada Tesla’nın atı korkutmasından dolayı kazaya yol açtığu söylenir.

Abisini halen çocukken kaybettiği için Tesla’da bir çok takıntı oluşmuş ve şizofreniye yakın belirtiler göstermiştir. Lakin hiç şüphesiz bu belirtiler Nikola’nın dehasına katkıda bulunmuştur.

3 kız kardeşi (Milka, Angelina ve Marica) vardı. Ailesi 1862 senesinde Gospić’e göç etti. Tesla okula Karlovac’ta gitti. Tesla Avusturya Graz Politeknik’e 1875 senesinde başladı burada elektrik üzerine olan bilgisini arttırdı. Lakin kişisel takıntıları ve asosyalliği sebebiyle üçüncü sınıfın ilk zamanından bu yana okulu bıraktı. Kimi çevreler okulu bitirdiğini söylese de üniversite Tesla’nın mezun olmadığını ve okula 1878’in ilk zamanından sonra devam etmediğini bildirmiştir. Ailesiyle ilişkisini keserek bir oto mühendislik şifrketinda çalışmaya başlayan Tesla bu dönem bi hayli ağır bir depresyon dönemi geçirdi.

Daha sonra babasının isteği üzerine Prag’ta Charles Ferdinand Üniversitesi’ne başladı. Burada bir yaz dönemi öğretimine sürdü ve babasının ölümü üzerine okulu bıraktı. Sonra Paris’te bir telefon şirketinde çalışmaya başladı. Burada doğru akım motorları ve dinamolar hususunda geniş ve önemli tecrübeler edindi. Oradayken çalıştığı döner makinelerini korumak için regüle edici kontrol cihazları icat etti.

Nikola Tesla Buluşları – İcatları

Florasan lambayı, neon ışıklarını, hız-ölçeri, otomobillerdeki ateşleme sistemini, radarın temellerini, elektron mikroskobunu ve mikrodalga fırını da Nikola Tesla’nın icat ettiğini bilenlerin sayısı sınırlıdır.

Nicola Tesla’ya göre bu doğru akım uygulanan doğru sistem değildir. Hem jeneratör (üreteç) hem de motordaki komütatörü ortadan kaldırmak ve alternatif akımı tüm sistemde kullanmak daha akla uygun gelmekteydi. Lakin hiç kimse alternatif akımda çalışabilen bir motoru oluşturmamıştı ve Nicola Tesla bu problemi çok düşündü. 1882’nin Şubat ayında, Budapeşte’nin bir parkında Szigetti adında bir sınıf arkadaşı tüm elektrik endüstrisinde devrim yapacak olan “dönen manyetik alan”ı bulmuştu. Dönen elemana bağlantı gereği olmayacaktı. Komütatör yoktu artık.

Daha sonradan tüm alternatif akım elektrik sistemlerini tasarladı. Alternatörler, elektrik enerjisinin ekonomik iletimi ve sevkiyatı için gerilim yükseltici ve alçaltıcı transformatörler ve mekanik güç sağlamak maksadıyla alternatif akım motorları. Dünyanın her tarafında harcanıp giden su gücünün bolluğundan esinlenip, gerekli olan yerlere enerji dağıtabilen hidroelektrik santralleriyle bu büyük gücün elde edilmesini tasarladı. Budapeşte’de “Bir gün Niagara Şelalesi’ni elektrik elde etmek için kullanacağım” diyerek dinleyenleri şaşırttı.

Alternatif akım jeneratörleri ve motorları, radyo, floresan, radar, MRI, lazer teknolojisi, robot teknolojisi, deprem makinesi (HAARP), Nicola Tesla’nın teorileri kaynaklık edinilerek yaratılmış projelerdir.

Kendi deyimiyle zihninde çakan şimşekler çoğu zaman rehberi olmuştur. Bunlardan ışık patlamaları olarak bahseder;


“ …Bu ışık patlamalarını hala farklı zamanlarda yaşıyorum. Yeni bir düşüncesin zihnimde parıldayıvermesi gibi durumlarda ortaya çıkmakta. Ama artık eskisi kadar heyecan verici değil bu, eskiye nazaran daha etkisiz. Gözlerimi kapattığımda, ilk önce mutlaka çok koyu ve tek tonlu bir mavi fon görüyorum. Tıpkı açık ama yıldızsız bir gecede olduğu gibi. Birkaç saniye içinde bu alan parıltılar saçan ve bana doğru ilerleyen yeşil ışıltılarla doluyor. Neden sonra sağ tarafımda birbirine paralel ve yakın ışınların oluşturduğu iki ayrı sistem görüyorum. bu iki sistem birbirleri ile dik açı oluşturacak biçimde duruyorlar; sarı, yeşil ve altın renklerinin hakim olmasına karşın, her türlü rengi içeriyorlar. Sonra bu çizgiler daha da göz alıcılaşmaya başlıyor ve her yere parıltılar saçan belirgin noktalar serpiliyor. Bu resim ağır ağır görüntü alanımdan çıkıyor ve sola doğru kayarak yok olup gidiyor, yerini pek de hoş olmayan ölü bir griliğe bırakıyor. burayı hızlı bir şekilde kabaran ve kendilerine canlı formlar vermeye çalışıyormuş gibi duran bulutlar doldurmaya başlıyor. İşin enteresan yanı şu ki, ikinci aşamaya geçilinceye değin bu griliği belirgin bir şekle benzetemiyorum. Her seferinde, uyuyakalmadan az önce, gözlerimde kimi şeylerin veya bireylerin fotoğrafları canlanıyor. onları gördüğüm anda anlıyorum ki bilincimi yitirmek üzereyim. Eğer ortaya çıkmıyorlarsa veya bunu reddediyorlarsa biliyorum ki bu uykusuz bir gece geçireceğim manasına geliyor… ”

O günlerde genelde doğru akım, ısıtmaya, aydınlatmaya, güç sağlamaya ve iletmeye en uygun yol olarak bilinirdi. Lakin doğru akımla direnç kayıpları o kadar büyüktü ki, her mil kare için bir güç santraline gerek vardı. İlk akkor ampuller (110 Volt’ta), güç santraline yakın olsalar bile göz alıcı ve bir milden daha uzaklıktakiler ise kaybolan güce bağlı olarak sönük yanıyorlardı.

Elektrik mühendisliğini bırakıp, 1884’te cebinde yalnızca 4 centle New York’ta gemiden ayrıldı. Tecrübesi onu doğru akım motorları ve dinamolardaki komütatör sorunlar yaratan, gereksiz bir karışıklık inandırmıştı. Doğru akım üretecinin bir komütatör ile dış devrede tamamen aynı yöne akan dalga dizileri şeklinde alternatif akım oluşturduğunu gördü. Motorda dönme hareketini yarayacak bir doğru akım elde etmek için, yöntem tersine çevrilmeliydi. Her elektrik motorunun endüvisi, motora alternatif akım beslemek için döndüğü anda manyetik yönlerini değiştiren, döner komütatöre sahipti.


Nikola Tesla – Alternatif Akım


Bir yıl boyunca, Tesla, bu yabancı ülkede açlıktan korunmak için mücadele etti. Bir süre çukur kazarak geçimini sağladı. Lakin birlikte çalıştığı çukur kazıcı, Western Union’un ustası, yemek saatleri civarında Nikola Tesla’nın ilgilendiği yeni elektrik sistemlerinin hayali tariflerini dinleyerek, bu konu üzerinde bir plan yaptı. Nikola Tesla’yı A.K. Brown adlı şirketin sahibiyle tanıştırdı. Nikola Tesla’nın göz alıcı planlarıyla büyülenerek, Brown ve bir ortağı büyük bir atılım yapmaya karar verdiler. Ortaya belirli bir miktar para koydular ve Nikola Tesla, Batı Broadway’de bir deney laboratuvarı kurdu. Orada Nikola Tesla jeneratör, transformatörler, iletim (transmisyon) hattı, motorlar ve ışıklar gibi tasarladığı sistemlerin tümünün planlarını hazırladı. Hatta iki ve üç fazlı sistemleri de tasarladı.

Cornell Üniversitesi’nden Profesör W.A. Anthony yeni alternatif akım sistemini sınadı ve derhal Nikola Tesla’nın senkron motorunun en iyi doğru akım motoruna eşit yeterlikte olduğunu açıkladı.

O zaman Nikola Tesla bütün kısımlara sahip tek bir patent altında sistemini tescil ettirmek istedi. Patent Bürosu her önemli fikir için ayrı bir dilekçeyle başvurulmasında ısrar etti. Nikola Tesla, 1887 senesinin Kasım ve Aralık ayında dilekçelerini verdi ve ardındanki altı ayda yedi tane ABD patenti aldı. 1888’in Nisan ayında çok fazlı sistemini de içeren dört ayrı patent için başvurdu. Bunlar da hızla, bekletilmeden verildi. Yılın sonuna kadar 18 patent daha aldı. Bunları, çeşitli Avrupa patentleri izledi. Bu kadar hızla dağıtılan bu patent çığırının, eşi görülmemişti. Fikirler enteresan ve bir o kadar farklıydı, bir çelişme veya bir tahmin yoktu. Bundan dolayı patentler tek bir tartışma bile yapılmadan verildi.

Bu arada Nikola Tesla, New York’da AIEE (Şimdiki IEEE)’nin bir toplantısında çok gösterişli bir konferans verip, tek ve çok fazlı alternatif akım sistemlerinin gösterisini yaptı. Dünya mühendisleri, muazzam gelişmenin kapısını açarak, telle yapılan elektrik enerjisi iletimindeki sınırlamaların giderilmiş olduğunu gördüler.

George Westinghouse, Nikola Tesla’nın laboratuvarlarına gitti ve Nikola Tesla ile tanıştı. Westinghouse, “alternatif akım patentleri için bir milyon dolar nakit ve bunun bunun yanında satış payı vereceğim” diyerek teklifini yaptı. Satış payı, beygir gücü başına 1 dolar olmak üzere anlaşmaya vardılar.

Ülke çapındaki Westinghouse yatırımlarının başarısı, gelişen elektrik endüstrisinde rakip durumunu korumak için General electric, Westinghouse’dan bir lisans almak zorunda kaldı.

1890’da, ülkeler arası Niagara komisyonu elektrik üretmek için, Niagara Şelalesi’nin gücünü kullanmak maksadıyla çalışmaya başladı. Bilgin Lord Kelvin, komisyonun başkanlığına atandı ve derhal doğru akım sisteminin en iyi bulunacağına dair açıklamasını yaptı. Lakin güç, 26 mil uzaklıktaki Buffalo’ya iletilecekti. Bu durumda alternatif akımın gerekliliğini kabul etti.

Westinghouse, on tane 5000 beygir gücündeki hidroelektrik jeneratörü için ve General Electric ise iletim hattı için kontrat yaptılar. Bu sistem iletim hattı, yükseltici ve alçaltıcı transformatörler Nikola Tesla’nın 2 faz projesine uygundu. Hareket eden parçaları azaltmak için, dıştan dönen alan ve içi sabit armatürlü, büyük alternatörler planlanmıştı.

O zamana kadar bu büyüklükte bir proje yapılmadığı için, bu tarihi proje heyecan yarattı. Dakikada 250 devir yapan, her biri 1775 amper veren, 2250 Volt’luk on büyük alternatör, iki fazlı 25 Hz (Hertz)’de 50.000 beygir gücü yahut 37.000 kW’lık çıkış oluşturuyordu. Rotorların her biri, 3 metre çapında, 4,5 metre uzunluğunda ve 34 ton ağırlığındaydı. Sabit parçaların her biri 50 ton ağırlığındaydı. Gerilim, iletim için 22.000 Volt’a çıkarıldı.

Nikola Tesla, alternatif akım ve yüksek frekansla alakalı olarak aşağıdaki kelimeleri söylemiştir;
“ …Kendi alternatif akım ve yüksek frekans ile alakalı “frekans yüksek olduğu müddetçe yüksek voltajlardaki alternatif akımlar derinin yüzeyinde, herhangi bir yaralanmaya neden olmadan salınırlar. Ama bu amatörlerin becerebileceği bir şey değildir. Sinir dokularına nüfuz edebilecek miliamperler öldürücü bir etki yaratabilir ama derinin üzerindeki amperler kısa süreler için zarar vermez. Derinin altına sızabilecek düşük akımlar ise, ister alternatif ister doğru akım olsunlar, ölüme sebep olabilir… ”

Nikola Tesla – Uzaktan Radyo Kontrolü


Sonradan, Telsiz adı verilen, radyo alanında NiKola Tesla’nın öncülüğü, Mors koduyla yapılan haberleşmeden de ileri gitti. 1898’de New York şehrinin Madison Parkı’nda telsiz ile uzaktan kontrollü, göz alıcı bir gösteri düzenledi. Geleneksel Elektrik Fuarı’nın geliştiği yer ve genelde Barnum-Bailey sirkinin çalıştığı büyük alanın ortasına büyük bir tank koydu ve suyla doldurdu. Bu ufak gölün üzerine, yüzmesi için, 1 metre uzunluğunda anten direği olan bir tekne koydu. Teknenin içinde bir radyo alıcısı vardı. Nikola Tesla, seyircilerin isteği ışığında ileri gitme, sağa yahut sola dönme, durma, geri gitme, ışıkları yakıp söndürme gibi çeşitli şeyleri uzaktan radyo kontrol aracılığıyla yaptı. Unutulmaz gösteri tüm seyircileri hayran bıraktığı gibi günlük gazetelerin ön sayfalarında yer aldı..

Nikola Tesla – Yüksek Frekans


Nikola Tesla, incelemelerinda yüksek gerilim ve yüksek frekansın bilinmeyen alanlarına daha çok yer verdi. Yüksek frekans cihazlarını kullanırken, bir elini daima cebinde tutardı. Bütün laboratuvar asistanlarına bu ön tedbiri almalarında ısrar ederdi ve bu kural, şimdiye kadar daima gerilim yönünden tehlikeli cihaz etrafındaki uyanık araştırıcılar aracılığıyla da uygulanmaktadır. O zaman yararlanılmamış olmasına rağmen, Nikola Tesla’nın yüksek frekans ve yüksek gerilim bölgesindeki keşifleri, modern elektroniğin yolunu açtı. Bir yüksek frekans transformatörü ile (Nikola Tesla Bobinleri – Nicola Tesla Coils) çıplak elinde tuttuğu gazlı tüpü yakacak biçimde vücudundan, zarar vermeden, yüksek gerilimli akım geçiriyordu. O günlerde Nikola Tesla, aslında neon tüpünün ve florasan tüpünün aydınlatmasını gösteriyordu.

Bazı zaman, frekans aralığının alt ve üst kısımlarında yaptığı denemeler, Nikola Tesla’yı keşfedilmemiş bölgelere yöneltti. Mekanik ve fiziksel titreşimlerle çalışırken, Houston Caddesi’ndeki yeni laboratuvarının etrafında hakiki bir depreme yol açtı. Binanın doğal rezonans frekansına ulaşan, Nikola Tesla’nın mekanik osilatörü, eski binayı sarsarak tehdit etti. Bir blok ileride, polis karakolundaki eşya esrarengiz bir biçimde dans etmeye başladı. Böylelikle, Nikola Tesla, rezonans, vibrasyon ve “doğal 7 periyot”a ait matematiksel teorileri ispatladı.


Nikola Tesla – Dünya Çapında Çeken Telsiz


Long Island’ın tepelik bölümünde, Wardenclyffe yakınında ağır ağır git gide artan garip yapı bütün seyredenlerin ilgisini çekerdi. Tek parça olması dışında, büyük bir mantara andıran yapı, yerdeki kısmı geniş ve 62 metre yukarısındaki tepe noktasına doğru daralan, kafes şeklinde bir iskelete sahipti. Tepede 30 metre çapında bir yarım küreyle örtülüydü. İskelet, bronzdan kalın cıvata ve bakır lambalarla birbirine bağlanmış, sağlam ağaç kolonlarından yapılmıştı. Yarım küre şeklindeki tepe, üstten yüzeysel olarak bakır bir elekle kaplıydı. Tüm yapıda demir metali yoktu.

Ünlü mimar Standford White, konuyla o kadar ilgilendi ki, en iyi yardımcısı W. D. Crow’u görevlendirerek proje işini ücretsiz yaptı.

34’üncü caddedeki eski Waldorf-Astoria otelinde oturan Nikola Tesla, hergün taksiyle, çarklı araba vapuruna binerek Long Island şehrine giderek, oradan da Long Island demiryolu ile Shoreham’e aktarma yaparak inşaata gidiyordu. Proje kontkarakterinin aksamaması için, trenin yemek servisi onun için özel yemek hazırlıyordu.

Büyük kulenin yakınında, 30 metre karelik tuğla bina tamamlandığı zaman, Nikola Tesla Houston Caddesi’ndeki laboratuvarını binaya taşımaya başladı. Bu arada radyo frekans jeneratörleri ve onları çalıştıran motorların yapımında bazı gecikmelerle karşılaşıldı. Birkaç camcı, planları hazır olan özel tüpleri şekillendirmeye çalışıyorlardı.

Nikola Tesla – Dünya’nın En Güçlü Vericisi İcadı


Yüksek gerilim ve yüksek frekanslı elektrik iletimi hususundaki araştırmalar, Nikola Tesla’yı Colorado Springs yakınlarındaki bir dağın üzerine Dünya’nın en kuvvetli radyo vericisini kurup çalıştırmaya yöneltti. 60 metrelik direğin etrafında, 22,5 metre çapında, hava çekirdekli transformatörü yaptı. İç bölümdeki sekonder 100 sarımlı ve 3 metre çapındaydı. Üreticisi, istasyondan birkaç mil uzaklıkta bulunan enerjiyi kullanırken, Nikola Tesla ilk insan yapımı şimşeği oluşturdu. Bir direğin tepesindeki 1 metre çaplı bakır küreden, 30 metre uzunluğunda, kulakları sağır eden şimşekler çaktı. 40km uzaklıktaki kasabalarda bile bu gök gürültüsünün işitildiği kaydedilmiştir. 100 milyon Volt değerinde gerilim kullanılıyordu.

İlk denemesinde, vericideki güç jeneratörünü yaktı. Lakin tamir ederek 26 mil uzağa, gücü telsiz ile iletebilinceye dek deneylerine sürdü. O uzaklıkta, toplam 10 kW’lık 200 tane akkor ampulü yakmayı başardı. Daha sonra, kendi patentleriyle ünlü olan Fritz Lowenstein, Nikola Tesla’nın yardımcısı iken bu gösterişli başarıya şahit oldu.

1899’da alternatif akım patentleri için Westinghouse’dan aldığı paranın sonunu harcadı. Albay John Jacob Astor, onu mali yönden kurtarmaya geldi ve Colorado Springs’deki denemeleri için 30.000 dolar destek verdi. Sonra bu para da bitti ve Nikola Tesla, New York’a geri döndü.

J.P. Morgan, gösterişli başarıları ve şahsiyeti bundan dolayı, Nikola Tesla’nın hayranı olmuştu. Nikola Tesla, kısa bir sürede J.P. Morgan’ın sürekli olarak misafiri oldu. Kusursuz giyimli, birkaç dilde yaptığı kültürlü konuşması ve medeni davranışıyla gösterişli centilmen Nikola Tesla, New York sosyetesinin gözdesi oldu.


Nikola Tesla – İyonosfer Çalışmaları, Radar ve Tribünler


Nikola Tesla Dünya’nın katmanlarından birisi olan iyonosferin insanlığın yararına kullanabileceğini söyleyen ve bunu ispatlayan bilim adamıdır. İyonosfer, 19. yüzyılda keşfedilmiştir, Dünya’nın üzerinde bulunan üçüncü sıra katmandır ve Nikola Tesla’yı ilgilendiren en önemli özelliği elektrik enerjisinin ve radyo, ses ve elektro manyetik dalgaların kablosuz olarak çok uzak bir noktadan diğer noktaya taşımasını sağlamaktadır.

Nikola Tesla, iyonosfer ile alakalı çok fazla araştırma yaparak ilk radyo yayın merkezi ve kablosuz elektrik taşıma merkezi olan Shoreham, Long Island’da 1901-1905 senelerı içinde Wardenclyffe Kulesi’ni inşa etti.


Nikola Tesla – Radyo Frekans Alternatörü


1890 senesinde Nikola Tesla yüksek frekans alternatif akım üreteçlerini yapmıştı. 184 kutuplu olan bir tanesi 10 kHz’lik çıkış veriyordu. Daha sonra, 20 kHz’e kadar yüksek frekansları elde etti. Lakin on yıl kadar sonra 50 kW çıkışlı radyo frekans üretecini Reginald Fessenden geliştirdi. Bu makine, General Electric aracılığıyla 200 kilo Watt’a çıkarıldı ve Fessenden’in ilk alternatörlerini kuran, çalışmasını kontrol eden adamın adı verilerek, Alexanderson alternatörü satışa çıkarıldı.

Hemen hemen dünya kablolarının çoğunu elinde tutan İngiliz iş adamlarının, bu makineye ait patentleri elde etmek üzere olduklarını görünce, ABD Donanması’nın acele çağrısıyla “Radio Corporation of America (RCA)” şirketi kuruldu. Yeni şirketin 1919’da kurulmasıyla, Marconi Wireless Telegraph Co. of America şifrketinın kuvvetli fakat yetersiz, Marconi kıvılcımlı vericileri, çok başarılı olan radyo frekans alternatörleri ile yer değiştirdiler.

Birincisi N.J. New Brunswick’te kuruldu. 200 kilo Watt’da ve 21,8 kilo Hertz frekanslı titreşim oluşturdu ve ticari işte kullanıldı. Bu ilk, sürekli olarak, güvenilir Atlantik aşırı radyo servisiydi. Bu alternatörler, Nikola Tesla’nın kulesinin yerine, radyo merkezinin tüm güçlerini sağladı. Böylelikle Nikola Tesla’nın Dünya çapında telsiz hayali, 30 yıl sonra, icat ettiği vericinin kullanılmasıyla yeniden gerçekleştirildi.

Tesla’nın ölümünden 5 ay sonra Amerikan Yüksek Mahkemesi önceden Amerikan Patent Ofisi aracılığıyla Marconi adına onaylanan kablosuz iletişim tekniğinin geçersiz olduğuna ve patent hakkının Nikola Tesla’ya ait olduğuna karar vermiştir.


Nikola Tesla – Uzaktan Kumanda – Kozmik Ses Dalgaları ve Uzay


1898 senesinde ilk defa uzaktan kumanda ile yönetim sistemini bir araca uygulamıştır. Mayıs, 1898’de Madison Square Garden’da dünyaya bu buluşunu tanıtmıştır. Bahsi geçen araç su üzerinde haraket eden ve uzaktan kumanda ile yönetilebilen bir bottur. Projelerinin tanıtımında afili yöntemler uygulayan Nikola Tesla’yı izleyen herkes Nikola Tesla’nın bunu beyin gücüyle yaptığına inanmıştır. Daha sonra Nikola Tesla uzaktan kumandayı açıklamıştır.

Bu buluşun üstüne New York Times gazetesinden bir yazar Nikola Tesla’ya bu biçimde uzaktan kumanda ile savaşan denizaltılar uygulayabilirsiniz demiştir. Nikola Tesla ise bu “bir savaş aracı değil, robot ırkının ilk temsilcisidir, yani insanlığın hizmetinde kullanılabilecek onların işlerini azaltarak yapacak mekanik kişidir” demiştir.

Bu buluş temel alınarak şimdilerde uzaktan kumanda ile kontrol edilebilen uzay mekikleri, uydular ve çeşitli silahlar geliştirilmiştir. Günümüzdeki uzay gemisi uzaktan kumanda merkezleri Nikola Tesla’nın yöntemini uygulamaktadır.

Bir sene sonra Nikola Tesla uzaydaki yaşamın varlığı ile de yakında zamandan ilgilenmiş. Dünya’da ilk defa 1899 senesinin Mart ayında kendi laboratuvarından uzaya ses dalgaları göndermiştir. Uzaydan kozmik ses dalgalarının kaydını yapmıştır. Bunun açıklamasunu yaptığında bilim etrafından ilgi ve destek görememesinin sebebi o senelerda kozmik radyo dalgalarının bilim camiasında yeri olmamasıdır.

1917’nin Ağustos’unda uzaktaki cisimlerin üzerine kısa dalga darbeleri gönderip, yansıyan kısa dalga darbelerinin bir flüoresan ekran üzerinde toplanmasıyla izlenebileceklerini açıklamıştır.


Nikola Tesla Kişiliği


Nikola Tesla hiç evlenmemiştir. Bekar ve aseksüel olmasının bilimsel kabiliyetlerine yardımcı olduğunu düşünüyordu. Kolay öfkelenen Nikola Tesla ile Thomas Edison, Waterside Enerji Tesisi ve Allis Charmes Fabrikası’ndaki incelemelerinda onunla çalışan bazı mühendis ve yardımcıları içinde yaşanan sürtüşme, aleyhine oldu. Bugün, düz rotorlu Nikola Tesla türbinlerinin sonucu ile ilgili hiçbir bilgimiz yoktur.

Yıllar geçtikçe, ondan, git gide daha az haber alınmaya başlandı. Bazı zaman gazeteci ve biyografi yazarları onu arayıp röportaj yapmak istiyorlardı. Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı hayalciliğe yöneldi. Not alma alışkanlığı edinmemişti. Her zaman tüm araştırma ve deneylerine ait tüm bilgiyi aklında tutabildiğini iddia ve ispat etti. 150 yıl yaşamaya kararlı olduğunu ve 100 yaşının üstüne eriştiği zaman, araştırma ve deneyleri sırasında topladığı bütün bilgiyi etraflıca anlatarak, anılarını yazacağını dile getirdi. II. Dünya Savaşı sırasında öldüğü zaman, kasasına askeri yöneticiler el koydular ve kayıtların cinsine ait herhangi bir şey duyulmadı.

Nikola Tesla’nın kendine özgü bir tutarsızlığı da, kendisine iki şeref unvanı verildiği zaman yaşandı. Birini reddetti. 1912’de Nikola Tesla ve Thomas Edison’un 40.000 dolarlık Nobel Ödülü’nü paylaşmaya seçildikleri bilgisi verildi. Nikola Tesla, bu ödülü de reddetti. Her nasılsa, Thomas Edison’u sevenler aracılığıyla kurulan AIEE Edison madalyasını 1917’de Nikola Tesla’ya layık görüldüğünde, bunu kabul etmeye yanaşabildi.


“ …Beş duyusunun aşırı hassaslaşması ve bundan dolayı çektiği sıkıntılar hususunda şöyle demiştir; “Yakından ve uzaklardan gelen kükreyen sesler beni korkuya sürüklüyordu ve bunların ne olduğunu bir türlü ayırt edemiyordum. Güneş ışınlarının önü periyodik olarak kesildiğinde bu beynim üzerinde öylesine büyük bir güç alanı yaratıyordu ki kendimden geçiyordum. Bir köprü veya bunun gibi bir yapının altından geçebilmek için tüm irademi zorlamam gerekiyordu çünkü kafatasım üzerinde dayanılmaz bir basınç hissediyordum. Karanlıkta bir yarasa kadar hassas olabiliyordum, metrelerce uzaklıktaki bir nesnenin varlığını alnımda hissettiğim bir ürperti aracılığıyla fark edebiliyordum… ”

Nikola Tesla ve Thomas Edison


Nikola Tesla’nın aradığı fırsat ve şans basit bir şekilde eline geçmedi. O vakitler New York’da Pearl Caddesi’ndeki ilk laboratuvarında akkor lambası için pazar aramakla meşgul olan Thomas Edison’a rastladığı zaman Nikola Tesla, gençlik heyecanıyla, kendisinin bulduğu alternatif akım sisteminin açıklamasını yaptı. Bu düşünceyi derhal ve tamamen kestirip atan o büyük adam, “Sen teori üzerinde vaktini harcıyorsun” dedi.

Tesla, Edison’a çalışmalarından ve alternatif akım planından bahseder. Edison alternatif akımla fazla ilgilenmez ve Tesla’ya bir görev verir.

Tesla, Edison aracılığıyla kendisine verilen görevi her ne kadar sevmemiş olsa da Onun kendisine laboratuvar açmasını yarayacak kadar bir para ödeyeceğini öğrenince görevi birkaç ay içinde tamamlar. Doğru akım santralindeki poblemleri çözmüştür. Kendisine söz verdiği ücreti talep ettiğinde, Edison şaşırmış bir biçimde “tam bir Amerikalı gibi düşünmeye başladığında Amerikan şakalarından da anlayabileceğini” söyler ve bir ücret ödemez. Tesla derhal istifa eder. Kısa süren birlikte çalışma dönemini, uzun süreli bir rekabet izleyecektir.


Nikola Tesla ve J.P. Morgan


1904’ün Mart ayında, Elektrik Dünyası ve Mühendisliği Dergisinde, Nikola Tesla, Kanada Niyagara enerji şifrketinın telsiz enerji iletimi sistemini uygulamasını istediğini ve bunun için 10 milyon Volt’luk gerilimde 10.000 beygir gücü dağıtabilecek bir sistem kullanmayı istediğini açıkladı.

Niyagara Projesi kağıt üzerinde gösterilen gibi asla gerçekleşmedi fakat ufak bir elektrik santrali kuruldu. Lakin, gösterişli Long Island’ın kaderine etki yaptı.

Tesla’nın en önemli projesi Kablosuz Enerji İletişimi idi. 20 adet ampulü kablo olmadan 25 mil uzaktan yakabildiği kayıtlara geçmiştir.

Nikola Tesla, ilk defa elektriğin bir kaynaktan çevreye yayılarak kablosuz ve çok yüksek miktarlarda iletimi söylemiştir. Kağıt üzerinde bunu ispatlayan Nikola Tesla ardından yaptığı deneylerle de bunu göstermiştir. Kendisinin elinde kablosuz yanan bir ampül tutan fotoğrafı bulunmaktadır. Bu projenin patentini aldıktan sonra Nikola Tesla’nın en büyük destekçisi J.P. Morgan bu kablosuz enerji iletimi ile şirketin ekonomisinin batacağını anlamış ve finansman desteğini kesmiştir. Eğer destek o gün kesilmeseydi, şimdilerde insanlar elektriği ücretsiz bir biçimde kablosuz olarak kullanabilecekti.


Nikola Tesla – Öngörü Yeteneği


Bu arada Elektro-adam Nikola Tesla (1904), Mors koduyla sınırlı olan büyük endüstrinin geleceğine ait, uzak görüşünü açıklayan kuramsal broşürünü paylaşımı yaptı. Bu broşür, Nikola Tesla’nın kahin olduğuna herkesi inandırdı. “Dünya çapında telsiz sistemi”nde, çeşitli olanakları yarayacak olan özellikler açıklanıyordu. Broşürde, telgraf, telefon, haber yayını, borsa görüşmeleri, deniz ve hava trafiğine yardım, eğlence ve müzik yayını, saat ayarı, resimli telgraf, telefoto ve teleks hizmetleri ile, Nikola Tesla’nın sonradan oluşumunu gördüğü radyo sitesi anlatılıyordu.

Nikola Tesla Ölümü ve Sonrası


Sıradışı bir karaktere sahip olan Tesla, para yönetiminde hiçbir zaman başarılı olamadı. Hayatının son senelerını borçlarından kaçmak için sürekli olarak otel değiştirerek geçirdi.

Tesla, 7 Ocak 1943 tarihinde New Yorker Oteli’nin bir odasında kalp yetmezliği sebebiyle öldü.

Ölmeden önce teleforce silahı adını verdiği bir çalışma yürütmekte olan Tesla’nın bütün dokümanlarına ABD hükümeti aracılığıyla el konuldu..

Tesla’nın geride bıraktıkları ile en fazla ilişkilendirilen kurum California Teknoloji Enstitüsü oldu. Tesla’dan geride kalanlar üzerinde çalışmalara devam edildiği ve geliştirilen teknolojiler olduğu söylentileri bulunmaktadır.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.