Kaşgarlı Mahmut Kimdir? Biyografi Sayfası

26.10.2021
159
Kaşgarlı Mahmut Kimdir? Biyografi Sayfası

Kaşgarlı Mahmut Kimdir? Biyografi, bölümünde Kaşgarlı Mahmut Kimdir? Biyografi sayfası ile karşınızdayız. Kaşgarlı Mahmut Kimdir? Biyografi detayları ile daha da iyi tanıyalım.

Kaşgarlı Mahmut Kimdir? Biyografi – Kaç Yaşında – Memleketi Neresi

Kaşgarlı Mahmut

Kaşgarlı Mahmut, 11. yüzyılda yaşamış, Türk dil bilginidir. Dîvânü Lûgati’t-Türk adlı eseriyle ünlüdür. Karahanlılar soyundandır. 1072 senesinde yazmaya başladığı eserini 1074 senesinde tamamlayarak Bağdat’ta Abbasî halifesi El-Muktedî Billah’a sunmuştu. Eserin el yazması tek kopyası Fatih Millet Kütüphanesi’nde 1910 senesinde bulundu.

Karahanlılar zamanında yetişen ve ilk Türk dil bilgini olan Kaşgarlı Mahmut’un doğum tarihi, kesin olmamakla birlikte 1025 olarak bilinmekte. Babası Barsaganlı bir bey idi. 1071-1077 içinde Bağdat’ta bulunan Mahmut, Türk kültürünün Araplara tanıtılmasında büyük rol oynadı.


İbn-i Fadlan, Gerdizi, Tahir Mervezî, Muhammed Avfî ve Beyhakî gibi kendi döneminin Türk hayat ve cemiyetleri üzerine eğilen ünlü alimleriyle birlikte Türk illerini sıra sıra dolaşan Kaşgarlı Mahmut, çalışmalarında Türkçe’yi resmi dil olarak kabul eden Karahanlı Devleti’nden de büyük destek gördü. Türkçe’nin serpilip gelişmeye başladığı o zamanda, Mahmut’la birlikte Balasagunlu Yusuf Has Hacib de Türk diline büyük hizmet etti. Bu iki Türk alimi, ortaya koydukları eserlerle, Türk dil birliğinin sağlanmasına önemli katkılarda bulundular.Aynı zamanda filolog, etnograf ve ilk Türk haritacısı olan Kaşgarlı Mahmut, Dîvânü Lûgati’t-Türk adlı eserinde; yaşadığı devirdeki Türk illerinin ve boylarının kullandığı ağızları canlı olarak tespit etti.

Oğuz Türklerinin 24 boyu ile alakalı şemayı da verdiği eserinde, Türkçe’nin zenginliğini ve Arapça ile Farsça yanındaki değerini ispata çalışan Mahmut, bunun bunun yanında Türkçeyi Araplara öğretmek gayesiyle Kitâbu Cevâhirü’n-Nahvi Lûgati’t-Türk adlı gramer kitabını yazdı.


Divân’ında Türk dilinin grameri yanında, Türk yer adları, Türk damgaları ve Türk topluluklarını da etraflı biçimde anlatan Kaşgarlı Mahmut, ömrünün sonlarına doğru tekrar memleketi Kaşgar’a dönerek, tahminen 1090’da burada vefat etti. Doğu Türkistan’da bulunan Kaşgar şehrine 35 kilometre uzaklıktaki Azak köyünde olan kabri, 1983 yılı Temmuz ayında bulundu. Türk illerini, obalarını ve bozkırlarını birer birer dolaşan ve Türk dili ve kültürüne ait topladığı malzemeyi titizlikle inceleyerek eserlerine alan Kaşgarlı Mahmut; Türk, Türkmen, Oğuz, Çiğil, Yağma ve Kırgız boylarının ağız ve lehçelerini karşı karşıya geldirmalı olarak işledi. Ona göre; Türk lehçelerinin en kolayı Oğuz lehçesi, en dürüst ve kullanışlı olanı Yağma ve Tuhsi şivesi, en edebisi ise Kaşgar Türkçesidir.

Dîvânü Lûgati’t-Türk, bir önsözle sözlük bölümünden meydana gelmiştir. Önsözde yazar Türk dilinin tarifini, lehçelerinin detaylarını sayar ve dil bilgisi kaidelerinı, Arapça’da kilere kıyasla gösterip tespit eder. Ana dilinin Arapça’dan çok üstün olduğunu söyler ve örnekler verir. Bunun yanı sıra, o bilgileri nasıl elde ettiğini, nasıl bütün memleketleri gezip dolaştığını da anlatır. İkinci, yani sözlük bölümü, Türkçe sözcüklerin Arapça izahlarını kapsar. Bu nedenle, eser, Arapça yazılmış bir Türkçe sözlüktür. Ya da Türkçe’den Arapça’ya sözlüktür. Arapça dil bilgisindeki şekillerine göre sıralanmış 7500’den fazla kelime ile ilgili açıklama yapılmıştır.

Büyük bilgin bu açıklamaları yaparken sözcüklerin nerelerde ve hangi anlamlarda kullanıldığını göstermiştir. Bu esere ve onu izleyen başka eserlere kadar yazılı edebiyat emsallarimiz bilinmediği için, öncedenki yüzsenelera ait sözlü edebiyat emsallarini Kaşgarî’nin kitabından öğrenmekteyiz. Sagu adı verilen ağıtlar, koşuk dediği koşmalar, sav dediği atakelimeleri ve nazım şekillerinden başka verdiği dersten emsallarine bakarak meselâ Alp Ertunga adındaki destanlaşmış kahramanın varlığını da yine Dîvânü Lûgati’t-Türk’ten öğrenmiş yer alıyoruz. Bu nedenlerden dolayı Kaşgarlı Mahmut’un Dîvânü Lûgati’t-Türk’ü hem dil, hem edebiyat, hem toplum ve sosyoloji tarihimiz yönünden çok önemli belgeleri toplayan bir kaynaktır.

Lakin bu kaynak eser 1910 yılına kadar bilinmemektedu. Gerçi Kâtip Çelebi’nin Keşfüzzünûn adlı bibliyografyasında Kaşgarlı Mahmut’tan da söz edilmiştir. Ama bu bilgi çok sınırlıdır. Vanizade Nazif Paşa’nın yakınlarından bir hanım, 1910 senesinde İstanbul’daki Sahaflar Çarşısı’nda dolaşırken bu dev eseri tozlu raflarda bulmuş, satın almak istemiştir. Elindeki ganimetin kadrini fakat o zaman anlayan kitapçı, kitabın fiyatını 25 altına kadar yükseltmiş, hanım da kitabı alamamıştır. Lakin işi Maarif Nezareti’ne duyurmuştur. “Ne olduğu belirsiz bir kitaba avuç dolusu altın verilemeyeceği” gerekçesiyle Maarif Nezareti, eseri satın almayı reddetmiştir.


Haber, kitap delisi merhum Ali Emiri Efendi’ye intikal etmiştir. Kitaplarını millete armağan ederek Fatih Millet Kütüphanesi’ni kurmuş ve ilk müdürlüğünü yapmış olan Ali Emirî Efendi, kitapçıyı getirtmiş, eseri araştırmaya koyuldukten sonra adamı kütüphaneye kilitleyerek para tedarikine çıkmıştır. İşte böyle borç harç satın alınan Dîvânü Lûgati’t-Türk, uzun zaman Ali Emiri Efendi’nin kıskanç titizliğiyle kütüphanede saklanmıştır. Ali Emirî Efendi, eserin basımına fakat Sadrazam Talat Paşa’nın ricası üzerine razı olmuştu. Eldeki yazma, Kaşgarlı Mahmut’un el yazısı olmamakla birlikte ondan 192 yıl sonra Şam’lı Mehmet adında usta bir hattat aracılığıyla yazılmış yer yüzündeki tek nüshadır. Kaşgarlı, eserini Araplara kabul ettirmek için iki yerde; Peygamberin iki hadisini zikreder ki, şunlardan oluşmaktadır:

”Yüce Tanrı: Benim bir ordum mevcuttur ki onlara Türk adını verdim. Onları doğuda birleştirdim. Bir millete kızarsam cezalandırmak görevini onlara veririm…” buyurmuştur.

”Yüce Tanrı: Türkçe öğreniniz, çünkü Türkçe’nin uzun bir saltanatı mevcuttur…” diye buyurur.

Divanü Lugati’t-Türk dünyanın her yanında, Türkoloji ilmiyle uğraşan birden fazla bilgin için paha biçilmez bir kaynak olmuştur. Üzerinde şuana dek yerli, yabancı, uzman kişiler çok çeşitli incelemeler yapmışlardır.

DîVÂNÜ LÛGATİ’T-TÜRK


Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eserinin tam adı: Kitabu Dîvânü Lûgati’t-Türk’tür. Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek maksadıyla yazılmıştır. Kitap için çok kısa bir tanım yapmak gerekirse; Ansiklopedik Sözlük denilmesi uygun olur. Orijinalinin nerede olduğu bilinmemekte. Bu gün elimizde bulunan Şamlı Mehmed bin Ebu Bekir’in, 1266 senesinde kopya ettiği bir nüshası mevcuttur. Bu nüsha, İstanbul Fatih’teki Millet Kütüphânesi’ndedir. Türk Dil Kurumu aracılığıyla 1941 senesinde, Kültür Bakanlığı aracılığıyla 1990’da tıpkı basımı yapılmıştır.

Eser ilk defa Kilisli Rıfat Bilge denetiminde 1915-1917 senelerı içinde tercüme edildi. 3 cilt olarak basılması düşünüldü ise de, düşünce gerçekleşmedi. Besim Atalay’ın tercüme ettiği kitap, 4 cilt halinde 1939-1943 senelerı içinde birinci, 1985-1986 senelerı içinde ikinci defa basıldı. Arapça olarak da yayınlandı.

Dîvânü Lugati’t-Türk; bir sözlük olmakla birlikte, Türk milletinin yüceliğini de anlatan bir âbide eserdir. Sekiz bölümden meydana gelir. Bölümler ve sıralamalar Arap alfabesindeki harflere göredir. Kitapta hemen hemen 8.000 kelime mevcuttur. Kelimelerin anlamlarının iyi bilinmesi için deyimlerden, atakelimelerinden ve şiirlerden, hattâ bâzı Âyet ve Hadis-i Şeriflerden örnekler verilmiştir. Bu yönüyle eser, bir kültür hazinesi değerine kavuşturulmuştur. Eserde bulunan harita ise, Türk Dünyası ile alakalı olarak yayına giren ilk haritadır. Haritada; dağlar kırmızı, denizler yeşil, ırmaklar mâvi, kumluk alanlar sarı renkle gösterilmiştir. Türkler’in oturdukları bölgeler ve komşularının isimleri özenle açıklanmıştır.

Eser, güneşle birlikte, kültürün de doğudan dünyayı sardığının önemli bir göstergesidir. Dîvânü Lugati’t-Türk, Türk milletinin yalnız savaş meydanlarında değil, kültürel alanlarda da önder, öncü ve örnek olduğunu gösteren bir âbidedir.
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.