Cemal Reşit Rey Kimdir? Biyografi Sayfası Sayfası

27.10.2021
42
Cemal Reşit Rey Kimdir? Biyografi Sayfası Sayfası

Cemal Reşit Rey Kimdir? Biyografisi, bölümünde Cemal Reşit Rey Kimdir? Biyografisi sayfası ile karşınızdayız. Cemal Reşit Rey Kimdir? Biyografisi detayları ile daha da iyi tanıyalım.

Cemal Reşit Rey Kimdir? Biyografisi – Kaç Yaşında – Memleketi Neresi

Cemal Reşit Rey

Cemal Reşit Rey, 25 Eylül 1904 senesinde Kudüs’te dünyaya geldi. Babası Ahmet Reşit Rey, o zamanda Kudüs’e mutasarrıf olarak atanmıştı. Cemal Reşit’in müziğe kabiliyeti o senelerda yaşandı. Diğer çocuklar sokakta oynarken o bulduğu bir akordiyonu çalmaya ve ondan çıkan sesleri taklit etmeye çalışıyordu.

Cemal Reşit Rey, 5 yaşındayken ailece İstanbul’a geldiler. Burada öte yandan ilkokula giderken, öte yandan da piyano çalışmaya başlar. Galatasaray Lisesi’nde okumaya başladığı senelerda babasının politik durumu sebebiyle 1913 senesinde zorunlu olarak Paris’e taşınırlar.

Burada özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Raymond Poincaré aileye sahip çıkar. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına çok az zaman mevcuttur ve Cemal Reşit Bey ve ailesi dünyanın kültür başkenti Paris’te yaşamaya başlarlar. Cemal Reşit Bey daha çocuk yaşlarında Gustav Mahler’i orkestra yönetirken görecek, konservatuvarda onu müdür ve ünlü besteci Gabriel Faure dinleyecektir. Faure onu dinledikten sonra ünlü pedagog Marguerite Long’a telefon açar ve “Madam size bir Türk çocuğu gönderiyorum ve hiçbir şey söylemiyorum, kendiniz göreceksiniz” der. Sonra babasına dönerek “Oğlunuz hayatta müzikten başka hiçbir şey yapamaz” diye onun müzik dehasını hemen keşfeder. Claude Debussy’nin öğrencisi, Maurice Ravel’in en yakın dostlarından ve eserlerini en iyi yorumlayan piyanistlerden birisi olan Marguerite Long, 19 yaşına kadar hiç para almadan Cemal Reşit’in eğitimi ile yakında zamandan ilgilenecektir.

Cemal Reşit Bey ve ailesi, savaş başlayınca Paris’te uzun süre kalamazlar. Cenevre’ye yerleşirler. Cemal Reşit eğitim hayatına burada Cenevre Konservatuvarı’nda devam ederken, normal lise eğitimini de sürdürür. Konservatuvarın ustalık sınıfına kadar yükselir fakat 1919’da babası dahiliye nazırlığına atanınca İstanbul’a gelirler. Baba oğlunu hemen İstanbul’da bir piyano öğretmenine götürür. Lakin çocuğun piyano bilgisi öğretmeninkinden fazladır. Cemal Reşit bu kez tek başına Paris’e eğitime gönderilecek, tekrar Marguerite Long’la çalışmaya ekranlara gelecektır. Konservatuvarda Gabriel Faure’den müzik estetiği dersleri alır. Besteci, piyanist ve orkestra şefliği üzerinde eğitim görür. Daha okul senelerında besteleriyle ilgi çekmeye başlar.

Cumhuriyet’in 10. yıl kutlamaları için 1933’de bir marş yarışması düzenlenir. Cemal Reşit Rey, güftesi Behçet Kemal Çağlar ve Faruk Nafiz Çamlıbel’e ait olan şiir üzerine bir beste yapmaya karar verir. Uzun süre uğraşıp, herkesin coşku ile birlikte söyleyeceği bir marş oluşturmaya çalışır. Lakin ağabeyi Ekrem Reşit’e yaptığı çalışmayı bir türlü beğendiremez. Sonunda Cemal Bey’in aklına mehter ritmi gelir ve besteyi yapar. Herkesin rahatlıkla söyleyebileceği bir eser çıkar ortaya.

Ankara’da eseri piyanoda çalarak kendi seslendirir. Marşı degerlendirecek olan heyetin içinde bulunan dönemin Milli Eğitim Bakanı Cemal Bey’in “Cumhuriyet” sözcüğünde majörden minöre geçtiğini bunu da cumhuriyeti ufak düşürmek için yaptığını iddia eder fakat Cemal Reşit şu örnekle durumu kurtarır:

“Minör ufak manasına gelmektedir ama müzikte bu anlamda kullanılmaz. Beethoven’in Napoleon’un kahramanlıkları için yazdığı Eroica’nın ikinci bölümü de do minör tonundadır.”

Jüride bulunan bir başkası ise bir kahramanlık öyküsü olan Marseillaise’in de minör tonundan olduğunu söyleyince durum tatlıya bağlanır. Türkiye Cumhuriyeti’nin 10. Yıl Marşı böylece ortaya çıkmış olur.


Cemal Reşit Rey Operetleri
Cemal Reşit Rey, operet yazmaktan ve ağabeyi ile sahne sanatçıları ile birlikte yaşanan anılardan her zaman en sıcak biçimde söz etmişti:

“Zerafet, incelik, nükte, hoşgörü… Bir sırada elli kişi oturmuş ve elli kişi de gülüyorsa bu bir sosyal hadisedir. Operet bestelediğim seneler yaşamımın en zevkli, en neşeli senelerıdır. Sahne sanatçıları ile kısa bir sürede kaynaşmıştık. Onlarla konakta buluşur, şarkılar söyler çalışırdık. rahmetli biraderimin ölümü ile operet devri benim için kapanmış oldu.”

Cemal Reşit Rey, 1932-1942 senelerı içinde ağabeyi Ekrem Reşit Rey’le birlikte operet ve revü müzikleri besteler. Cemal Reşit Bey, öte yandan ciddi klasik eserlerini yazarken, ağabeyi ile birlikte Viyana, Paris havasını İstanbul’da yaşatmaya çalışmakta, sahneye konulan her oyun İstanbul’da büyük sükse yapmaktadır. Cemal Reşit Rey’in bu popüler çalışmaları kimi klasik müzik sanatçısı aracılığıyla onun zamanını boşa harcaması olarak görülmesine rağmen, Cemal Bey bu çalışmaları hiçbir zaman küçümsememiş, sanat ve eğlenceyi düzeyli biçimde bir araya getiren operet ve revülerinden hep sevgi ile söz etmiştir.

Rey Kardeşler’in ilk operet çalışmasını dönemin Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Muhsin Ertuğrul ve İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ talep eder. Üç Saat Opereti bu istek üzerine yazılır. Beş ay süreyle kapalı gişe oynayınca, Muhsin Ertuğrul gelecek sezon için onlardan yeni bir müzikal talebinde bulunur. İkinci operet Lüküs Hayat olur. Rey Kardeşler’in yazdıkları operetler içinde en bi hayli beğeni alani her zaman Lüküs Hayat olmuştur. Üçüncü yıl için yazılan operet Deli Dolu olur. Deli Dolu’da ana fikir iki yüzlülüktür. Eserde orkestrayı dönüşümlü olarak Hasan Ferit Alnar ve Cemal Reşit Rey yönetirler. sahnede kullanılan karikatürler Cemal Nadir aracılığıyla çizilir. Deli Dolu’nun ilk orkestrası mali sıkıntılar doluyasıyla 10 kişiliktir. 1979’da İstanbul Devlet Opera ve Balesi aracılığıyla sahnelenirken Cemal Bey, orkestrayı yetmiş insana çıkartır. 1937’de Hava Civa yazılır. Eserin ilk temsili 1943 senesinde Avni Dilligil yönetiminde Ses Operet ve Tiyatrosu’nda yapılır. Lakin savaş senelerı ekonomik krizi de bununla birlikte getirmiş ve eser daha ufak bütçeli olarak sahneye konulmuştur. Eserin baş kadın oyuncusu Semiha Berksoy’dur.

Rey Kardeşler’in bu operetlerin dışında revü çalışmalarıda mevcuttur. Adalar, Alabanda ve Aldırma. Bunlardan Alabanda’da Safiye Ayla oynamıştır.

Cemal Reşit Rey’in ağabeyinin ölümünden sonra operet çalışmaları biter. Ailede birbirinin arkasına gelen ölümler ve maddi sıkıntılar sonucu satılan konaktan kalan para ile taşındığı Serencebey’deki ufak apartman dairesindeki yalnız yaşam, yaşlılık zamanındaki Cemal Reşit Rey’i sanat dünyasından da uzaklaştırmıştır. 60’lı senelerın sonlarında Haldun Dormen onu ziyarete gider ve birlikte yeni bir operet çalışması yapmalarını önerir. Ağabeyinin ölümünden sonra operetlere veda eden Cemal Bey, şarkı kelimeleri için Erol Günaydın’la çalışmaya razı olur. Yaygara 70isimli oyun büyük bir başarı kazanır. Ardından aynı ekiple Uy Balon Dünya isimli yeni bir çalışma daha yapılır fakat çok başarılı olmaz. 1971 senesinde son opereti olan Bir İstanbul Masalı’nı besteler.

1985’de Lüküs Hayat 51 yıl aradan sonra yine aynı sahnede İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelendi. Cemal Bey, gala gecesi için özel olarak hastaneden çıkarılır ve Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’na getirilir. Eser seneler sonra yine büyük bir başarı elde etmiştir. Haldun Dormen ve Gencay Gürün onu alkışlar içinde sahneye çıkarırlar. Anlatılmaz derecede mutludur. Seyirci onu dakikalarca ayakta alkışlar. Bu onun son sahneye çıkışı olacaktır. Ertesi gün tekrar hastaneye yatırılır ve buradan ikinci çıkışında Edirnekapı’daki aile mezarlığına toprağa verildi.

Cemal Reşit Rey Ödülleri


Cenevre Konservatuarı Solfej Birincilik Ödülü (1914-1915)
Cenevre Konservatuarı Piyano Birincilik Ödülü (1914-1915)
Cenevre Konservatuarı Erkek Birincilik Ödülü (1915-1916)
Cenevre Konservatuarı Parnak Birincilik Ödülü (1915-1916)
İspanyol Hükümeti’nin Alfonso X el Sabio Nişanı (1953)
İtalyan Hükümeti’nin Stella della Solidarietà Italiana Nişanı (1957)
Fransız Hükümeti’nin Chevalier de la Legion d’Honneur payesi
Fransız Hükümeti’nin Officier de la Legion d’Honneur payesi
TİSAV Elli Yıl Sahnede Kalanlar Ödülü (1980)
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Osman Hamdi Ödülü (1981)
Atatürk Sanat Armağanı (1981)
Devlet Sanatçısı Ünvanı (1981)
Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Profesörü (1984)
Sevda-Cenap And Vakfı Altın Onur Madalyası (1985)
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.